|
DÖRT MEZHEBDEN BAŞKA
BİR MEZHEBİ TAKLİD ETMEK CAİZ DEĞİLDİR |
|
|
|
|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Aslında Kur'an ve sünnetin
terbiyesi
altında; bildiğimiz dört müctehid'den başka; Sa'id bin al-Muşeyeb, Ata,
Sufyanal-Sevri, Sufyan
bin Uyayne, Evza'i ve Davud gibi birçok müctehid yetişmiştir. Ama
bunların mezhebleri
zamanında tedvin edilmediği için yayılma isti'dadı göstermediler.
Ancak Zeyd bin Ali ile Ca'fer
al-Sadık'ın mezhebleri, zamanında tedvin edilmediği halde
onların mezhebinde bulunduklarını
iddi'a eden Zeydiye ve Ca'feriye fırkaları vardır. İbn
Salah dört mezheb'den Başka mezhepleri
taklid etmenin caiz olmadığına dair icma'ı
nakletmiştir.
Bu hakk mezheplerden birisini
taklid eden kimse hayatı boyunca o
mezhebde kalması gerekmez. İstediği zaman tamamen
veya kısmen başka bir mezhebi
taklid edebilir.
İbn Hacer şöyle diyor: Bir kimse bir
mes'elede tabi olduğu
mezhebden başka bir mezhebi taklid ederse o mes'eleye bağlı olan
şeylerde de taklıd
etmesi gerekir. Mesela namazda Hanefi mezhebini taklıd ederse abdest ve
gusulde de
taklid etmesi lazımdır.
İbn Ziyad ise diyor ki: Namaz ayrı, abdest ayrıdır.
Namazda Hanefi mezhebini taklid eden kimse abdestte de onu taklid etmesi gerekmez.
Yani
abdesti Şafii'ye göre alır, namazı Hanefi'ye göre kılarsa beis
yoktur.
Ulema'nın çoğu bu
dört mezheb'den birisini taklid etmenin lazım olduğunu
söylüyor.
Bazıları da mu'ayyen
bir mezhebe bağlı olmak gerekmez
diyor.
Herhangi bir mezhebi nazar-ı i'tibara almadan
bilen kimseye, bilinmeyen
mes'ele sorulabilir. Al-'izz bin 'Abdüsselam ve al-Şeref el-Barizi böyle
fetva vermişler.
Gazali de bu kana'attedir. Binaenaleyh bir kimse bir mezhebe bağlı kalmadan
Allah'a
kulluk ederse dinsiz değildir. Ancak mu'ayyen bir mezhebe bağlı kalarak Allah'a
te'abbud
etmek daha iyidir. Gerektiği zaman başka mezhebi taklid etmek de caizdir.
|