|
ÂDETİNİ ŞAŞIRAN KADININ DURUMU |
|
|
|
|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Âdetinin sayısını ya da zamanını, yani yerini şaşıran kadına, "dâlle", "Mudille" ya da
"Mutehayyira" denir ki, sözlük anlamı "şaşıran" ya da "şaşırtan" demektir. Şaşırtması, fetva
sorduğu fıkıhçıyı hayrete düşürmesinden ötürüdür.
Her kadının, âdette de
Lohusalıkta da, hem âdetli hem de temiz günlerinin yerini de, yani tamamını da, sayısınıda
bilmesi bir görevdir. Meselâ her ayın ilk beş günü ya da son beş günü âdetli, kalan yirmibeş
günü temiz olması gibi.
Delirmesi, bayılması, bu konudaki tembelliği ya da dinî
konulardaki önemsemezligi gibi bir sebeple âdetini unutan ve her nasılsa kendisinden sürekli
kan gelmeye başlayan kadının, kendine geldiği anda meseleyi araştırması gerekir; eğer
âdetinin yerini ve süresini büyük ihtimalle bulabilirse ona göre davranması, bulamazsa -ki böyle
hem zamanı hem de süreyi şaşırmaya genel şaşırma denir- hükümlerde ihtiyatli olanla amel
etmesi gerekir.
Boşanmadaki iddet meselesi dışında âdeti ve temizliği için bir ölçü
konmaz. Boşanma ve iddet bekleme söz konusu olduğunda, âdeti on gün, temizliği ise altı
aydan bir saat kadar az olarak belirlenir. Buna göre söz konusu kadın iddetini doldurmak için,
ondokuz ay on günden dört saat kadar eksik bekler. Çünkü boşamanın, âdetinden bir saat
kadar sonra olmuş olması muhtemeldir ve bu durumda o âdet hesaba katılmayacaktır.
Mescide girmez, haccın rükünlerinden olan ziyaret tavafi dışında tavaf yapmaz ve
kesin olarak temizliğine rastlatmak için ziyaret tavafını on gün sonra tekrar eder. Sade
tavafını da yapar, çünkü O, Mekkelilerin dışındakiler için vaciptir. Ancak bunu tekrarlamaz.
Mushaf'a el sürmez.
Kendisiyle hiç cinsel ilişkide bulunulmaz.
Farz,
vacip ve meşhur sünnetlerin dışında namaz kılmaz.
Namaz dışında Kur'ân-ı Kerîm
okumaz, namazda da yeterli olanın en azı kadar okur. Kunutu ve diğer duâları, okuyabilir.
Temiz olmakla âdetin girmesi arasında tereddüt ettiği her sefer, bütün vakitleri o
vakitte abdest alarak, temiz olmakla âdetin çıkması arasında tereddüt ettiği her sefer de yine
her namazı yıkanarak kılar. Meselâ âdetinin her ay bir defa ve âdetinin sona ermeşinin de
ayın son yarısında olduğunu hatırlayan ve bunların dışında birşey hatırlamayan bir kadın,
ayın birinci yarısında âdetin girmeşiyle temiz olma arasında tereddütlü, ikinci yarısında da
temiz olmakla âdetin çıkması arasında tereddütlüdür. Ama hiç bir şey hatırlamıyorsa o her
zaman temiz olmakla âdetin girmesi arasında tereddütlüdür ve hükmü de aynen temiz olmakla
âdetin çıkması arasında tereddüt edenin hükmü gibidir.
Bu durumdaki kadın
Ramazan Ayını tamamen oruçlu geçirir.
Âdetinin her ay ne kadar olduğunu bilmediği
halde dönüşü mümkün (ric'î) olarak boşanırsa dönüşün son sınırı otuz dokuzuncu gün
olarak belirlenir. Çünkü âdetinin üç gün, temizliğinin onbeş gün olması, boşama işleminin de
temizliğiriin son anına rastlaması muhtemeldir. Bu durumda iddeti, iki âdet ve üç temizlik süresi
ile sona erecek demektir ki, bu hesaba göre otuzdokuz gün eder.
Şaşırma âdetin
sadece yerinde yani, ayın hangi günlerine rastladığında olursa buna da özel yada kısmi
şaşırma adı verilir. Bu durumdaki kadın ya âdet günleri sayısınin iki katı kadarında tereddüt
eder, ya da iki katından az bir zamanda tereddüt eder. Meselâ âdetinin üç gün olduğunu bilse
fakat ayın altı günlük süresinde şüphe etse, âdetinin hiçbir gününü kesinkes bilemiyor
demektir. Ama beş günlük bir sürede şüphe etse bir gün, yani üçüncü gün kesinkes âdetli
olduğunu biliyor demektir. Buna göre:
Âdet günlerinin üç gün olduğunu bilse fakat
bunu ayın son on günü içerisinde şaşırsa, bu on günün ilk üç gününü her vakit için abdest
alarak namaz kılar. Çünkü orada âdetli olmakla temiz olmak arasında tereddüt vardır. Üç
günden sonra ayın sonuna kadar ise her vakitte yıkanarak namaz kılar. Çünkü orada âdetli
olmakla temiz olmak ve âdetten çıkmak arasında tereddüt vardır.
Ancak âdeti
meselâ altı gün olup bunu on gün içerisinde şaşırsa, bu on günün beşinci ve
altıncıgünlerinin her halükârda âdet olduğu kesinlik kazanır ve o günlerde aynen âdetli gibi
davranır. Diğerlerinde ise az önce söylediğimiz gibi hareket eder.
|