|
CENAZE NAMAZI
KILDIRILIRKEN İMAM CEMAATE DÖNEREK "MEVTÂYI NASIL BİLİRSİNİZ?"
GİBİ
SUALLER SO |
|
|
|
|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Müslümanların
kendi ölüleri
hakkında kin ya da sevgiden doğmayan şahitliklerini Allah hesaba katar. Bu
yüzden Allah
Rasûlü Efendimiz: "Ölülerinizin iyi yönlerini anın." (305 Tirmizî, cenâiz 34)
"Hangi Müslümana
dört kişi, hattâ üç kişi, hattâ iki kişi iyi şahitlikte bulunursa, Allah onu
cennete koyar." (306
Tirmizî, cenâiz 63) "Siz Allah'ın yerdeki şahitlerisiniz; kime iyi
şahitlikte bulunsanız, ona cennet
hak olur, kime de kötü şahitlikte bulunursanız, ona da
cehennem hak olur." (Müslim, cenâiz
20; Benzer hadisler ve kaynakları için bk. el-Hindî
XV/679 ) ... buyurmuştur. Ancak bu
Hadislerde sözü edilen şahitlik, günümüzde cenaze
kıldırırken, "mevtâyı nasıl bilirsiniz?" diye
sorularak yapılan şahitlik denilir. O tür bir
şahitlik, Allah Rasûlü Efendimiz (s.a.v.) tarafından
uygulanmadığı gibi, ashabı ve onları
"ihsan" ile izleyenler tarafından da uygulanmamıştır.
Dolayısı ile bu, onun yoluna zıt bir
bid'attır. (es-Subkî, el-Menhel VNI/253) Çünkü bu tür
tezkiyelerde, "Iyi biliriz" demekten
başka bir cevap yoktur. Ölenin fasık olması halinde, birçok
insan yalancı şahitliğe
sevkedilmektedir. Ancak; kâfir üzerine namaz kılmak haram olduğu için,
imam: "mü'min
midir, kâfir midir" anlamında, "Nasıl bilirsiniz?" diye sorarsa bu câiz olabilir, fakat
bugün bu
soruyla kastedilen şey bu değildir, dolayısıyla gereksiz bir bid'at işlenmektedir.
|