|
CENAZENİN TAŞINMASI VE
DEFNİ |
|
|
|
|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Cenazeyi kabre kadar taşımak bir mümine yapılacak en son hizmetlerdendir. Bu
taşıma aynı zamanda bir ibadettir. Bilhassa namaz kılınan yerlerde, mezarlıkla namaz
kılınan
yerin yakınlığı durumlarında cenazeyi vasıta ile taşımak bu ibadeti terk etmek
olur.
Sünnet üzere, cenazeyi tabutun dört tarafından dört kişi tutarak taşır.
Tabutun dört
tarafından onar adım taşımak müstehaptır. Daha çok taşımanın sevabı
da çoktur. Önce cenaze
sağ ön tarafından, sonra sağ arka tarafından taşınır. Sonra sol
tarafına geçilerek sol ön ve sol
arka tarafından omuzlanır. Böylece her tarafından onar
adım olmak üzere kırk adım taşınmış
olur. cenazeyi acele götürmek de müstehaptır.
Zira o iyi bir kişi ise kabirde karşılaşacağı iyi hâle
bir an önce kavuşturulmuş olur. Kötü bir
kişi ise bir an önce şerrinden ve yükünden kurtulmuş
olunur.
Cenazeyi takip
edenler, yolda lüzumsuz lâkırdı etmezler. Yüksek sesle
konuşmazlar. Hatta yüksek sesle
zikretmez ve Kur'an okumazlar. Ölümü ve ahireti
düşünürler.
Cenaze kabre
konacağında, kabre inen bir kaç kişi cenazeyi alarak yüzü
kıbleye karşı, başı batıya
gelmek üzere sağ yanına yatırırlar. Bu esnada: "Bismillahi ve ala milleti
Rasûlillahi"
(Allah'ın adı ile ve Rasûlullah'ın milleti (dini) üzere derler. Kefenin bürgüsünün baş
ve
ayak tarafındaki bağları çözerler. Kadını kabre mahreminin indirmesi
evlâdır.
Cenazenin arkasına, cesedi toprağın sıkıştırmasından koruyacak taş,
tahta gibi
şeyler dizilir. Sonra kabır, toprakla doldurulup örtülür. Bu arada kabir başında
Kur'an'dan bazı
sûrelerin okunması mümkündür. Bu arada salih bir kişi kalkıp ölünün
baş tarafında ve yüzü
hizasında durup ölünün anasının adı ve ölünün adı ile üç defa
"Yâ filan oğlu -kızı- filân" der ve
aşağıdaki telkinatı yapar: "Ey filân oğlu -kızı- filân...
Dünyada iken Allah'tan başka ilâh yoktur,
Muhammed Allah'ın elçisidir, Cennet haktır,
Cehennem de haktır, öldükten sonra dirilmek de
haktır. Şüphesiz kıyamet günü
gelecektir. Allah, kabırde olanları diriltecektir" diye yaptığın
şahitliği hatırla. Sen, Rab
olarak Allah'a din olarak İslâm'a, Rasûl olarak Muhammed'e önder
olarak Kur'an'a,
kıble olarak Kâbe'ye, kardeşlerin olarak müminlere razı olmuştun. De
ki:
"Allah'tan başka ilâh yoktur, ona dayandım O, ulu arşın sahibidir." Ey Allah'ın
kulu
de ki, "Allah'tan başka ilâh yoktur. De ki, Rabbim Allah'tır, dinim İslâm'dır, Rasûlüm
Muhammed (s.a.s.)'dir. Yâ Rabbi onu yalnız bırakma. Sen, mülk verenlerin en
hayırlısısın."
Ölünün evinde yemek vermek, ölü sahibine başsağlığı dilemek,
kabırleri
zaman zaman ziyaret etmek sünnettir. Başsağlığı dilemek üç gün içinde
müstehaptır, sonrası
sünnete aykırıdır.
|