|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Yağmurun uzun zaman yağmadığı kuraklık zamanlarında, Allah'ın yağmur yağdırması için
bir
belde ahâlîsinin topluca dua etmeleri. Fıkıh dilinde yağmur duasına "istiskâ" denilir.
"İstiskâ",
yağmur talebinde bulunmak anlamına gelir.
Yağmur duası sünnettir.
Hem
Peygamberimiz hem de onun Raşid halîfeleri yağmur duasında
bulunmuşlardır.
Yağmur
duasının peşi peşine üç gün ve yerleşim bölgesi dışında
olması müstehaptır.
Yağmur
duasına gitmeden önce, sadaka verilmeli,
günahlardan tevbe edilmeli, dargınlar barışmalı,
haksız olarak alınan şeyler sahiplerine
geri verilmelidir. Yağmur duasına çıkarken oruçlu olmak,
mütevazı ve muhtaç bir tavır
takınmak uygun olur.
Müslümanlar dua edilecek yere
vardıklarında, önce iki
rek'at namaz kılarlar. Namazın cemaatla kılınması menduptur. İmam
namazdan sonra
kalkar ve cemaata karşı bir konuşma yapar. Namaz ve hutbenin bulunuşu,
Ebû Yusuf ve
Muhammed'in görüşleridir. İmam Azam'a göre; yağmur duası sadece dua ve
istiğfardan
ibarettir; namaz ve hutbe yoktur.
Yağmur duasında namaz kılınmış ve hutbe
okunmûşsa, hutbeden sonra; bunlar olmamışsa, doğrudan imam ayağa kalkar ve yönünü
kıbleye çevirir. Cemaat onun arkasında kıbleye karşı ve oturarak dururlar. İmam, Allah'a
dua
eder, cemaat de "amin" der. Hz. Peygamberden nakledilen, yağmur duası için özel
dualar
vardır. Dua ederken bunların okunması daha uygundur (İbn Abidîn,
Reddü'l-Muhtar, II, 184;
Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi, I, 282; Ö. Nasûhi Bilmen, Büyük İslâm
İlmihali, 272 vd.; A. Hamdi
Akseki, İslâm Dini, 192).
Dua ayakta yapılır. Dua
edilirken kıbleye dönülür. Dua
edilirken Allah'tan af istenir, yağmur istenir. Duanın üç gün
peşipeşine yapılması
müstehabdır.
Yağmurun gecikmesi sebebiyle eski elbiseler
giyilir. Başlar öne eğilir,
mütevazi bir tavır takınılır. Yaya olarak dua yapılacak yere gidilir.
Duadan önce sadakalar verilir,
fakirlere yardım yapılır. Haksızlık yapılmışsa helâllık
dilenilir, müslümanlar için af
istenilir.
Müslümanlar kendi çocuklarını ve ehli
hayvanlarını yanlarına alırlar. Annelerle,
yavruları birbirlerinden ayırırlar. Zayıflara,
güçsüzlere dua ettirirler. Cemaatta onların yaptığı
duaya "âmin" diyerek karşılık
verirler.
Yağmur yağmaya başlayınca da bunun nişanesi
olarak Yüce Allah'a
şükredilir. Yağmur yağarken "Allahûmme sayyiben nafıan" (bunu
hakkımızda yararlı bir
yağmur kıl) denilir. Gereğinden fazla yağınca da "Allahümme havaleyna
ve la aleyna" (Ya
Rab! Bunu zarar vermeyecek yere yağdır. Bizim üzerimize yağdırma) diye dua
edilir.
Peygamberimizden bize ulaşan yağmur duası şudur: "Allahümmel Eskına
ğaysen
muğisen henien merien ğadekan mücellilen şeyhan âmmen tabekan. Allahümme!
Eskıne'l
ğayse ve la tec'alna mine'l kanitin. Allahümme! Inne bil biladi vel ibadi vel hakkı
minel levai
vaddanki mâlâ neşku illa ileyk. Allahümme! Enbit lena ezzer'a ve edirre
lenaddar'a ve eskına
min berekatis-sema ve enbit lena min berekatil arz. Allahümme! Inna
nestağfirüke inneke künte
ğaffaren fe erseles-semae aleyna midraran."
Manası:
"Ya Rab! Bize bol yararlı, her
tarafa akıp giden, her tarafı sulayan umumi bir yağmur ihsan
et.
Ya Rab! Bizi yağmurla
su ver. Bizi, ümitlerini kesmiş kimselerden eyleme.
Kullarda, beldelerde ve yaradılmış şeylerde
öyle darlık vardır ki senden başkasına
arzedemeyiz.
Ya Rab! Bizim için ekinleri bitir,
bizim için memeleri sütle doldur, bizi
göğün bereketinden su ver, bize yeryüzünün bereketinden
yetiştir.
"Ey Rabbimiz!
Biz senden mağfiret isteriz. Şüphesiz sen çok mağfiret edicisin.
Bize gökten bol bol
yağmurlar yağdır.”
|