| İstibra hakkında |
|
|
|
| Yazar ATALAY | |
| Perşembe, 24 Haziran 2004 | |
|
İSTİBRA Op. Dr. Ali Hatay Üroloji Uzmanı - Biga/Çanakkale BİSMİLLAHİRRAHMANİRAHİMEl-hamdu lillâhi Rabb’il âlemîn ves-salâtü vesselâmu alâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ecmaîn ... Daha önce Hakses Mecmuası’ nda makale şeklinde yayınlanan istibra mevzuu nedeniyle birçok müslüman kardeşimizin yarasına parmak basmış olduk. Bir çok tebrikler aldık. Yine bu kardeşlerimizin umumi arzuları ve devamlı istekleri üzerine bu makalelerimizi kitap haline getirmeye karar verdik. Bu hususta yakın ilgi ve alâkalarını eksik etmeyen Gonca Yayınevi sahibi Sayın Hasan Başpehlivan’ a, kitabından faydalandığım Hocamız Ekrem Doğanay’ a ve beni bu hususta teşvik eden İsmail Coşar Hocamıza teşekkürlerimi sunar, Allah(c.c) onlardan razı olsun derim. Gayret bizden,tevfik Allah’ (c.c) tandır. 1-İSTİBRANIN LUGAT MANASI İstibra; B-R-A harflerinden türeyen, istifal babından bir fiildir. BRA temizlemek, âri olmak, kurtuluşa ermek manalarına gelen sülasi bir fiil köküdür. Beraat gecesi bu kökten türemiş bir kelime olup, kurtuluşa erilen gece demektir. Hukukta beraat etti, kurtuldu, temize çıktı yerine kullanılır. Bilindiği gibi istifal babı isteyiş ölçüsüne belirten bir babtır. Dolayısıyla istibra;temizlemeyi, kurtulmayı istemek ve bunun için gayret göstermek demektir. İstibranın ıstılah manası ise şöyledir: Ayırmak, uzak etmek, küçük abdest bozduktan sonra idrarından kurtulmak, ondan temizlenmek, idrar eserinin tamamen kesilmesini beklemektir. Fıkıh ile ilgili diğer manası ise, nikaha alınan dul bir kadının gebe olup olmadığına kanaat getirmek için kadını bir âdet görünceye kadarki sürede beklemek, bu da kadının rahminin çocuk yönünde boş olduğuna, temiz olduğuna kanaat getirme anlamındadır. (1) Bizim burada açıklamaya çalışacağımız, istibranın birinci manasıdır. 2-TARİFLER Büyük ve küçük abdest bozulduktan sonra temizlenmeye istinca denir.Yani istinca, necasetten temizlenmeyi istemektir. İstibra da, istinca içinde mütâlaa olunur. İdrardan ve necesatten temiz olma, kurulanma demektir (2-3). İstintar; idrarı son damlaya kadar çıkarmak için ıkınmak ve gayrettir (4). 3-KONUNUN ÖNEMİ Erkeğin istibra yapması farzdır (5). Kadının istibra yapmasına gerek yoktur (açıklaması ileride gelecektir). İstibra yapmadan, idrarın son damlalarını çıkarmadan hemen alınan bir abdest sonunda veya abdest alma esnasında çok az da olsa idrar damlasının çıkması veya idrar çıkış deliğinde bir yaşlılık görülürse, abdest bozulur (6). Dikkat edilirse "yaşlılık görülürse" diyoruz, "yaşlılık hissedilirse" demiyoruz çünkü yaşlılık her zaman için hissedilmesi mümkündür. Bilhassa vesveseli kişilerin bunlara dikkat etmesi gerekir. İdrar deliğinde yaşlılık yani ıslaklık olduğunu anlamak için tenâsül uzvunun ucuna kuru bir taş veya kurutma kağıdı konulur; eğer bu konulan şey ıslanırsa ıslaklık var demektir. Abdestin idrar yönünde bozulma keyfiyetinde idrar damlası ile delik ucunda ıslaklık aynıdır (7). Bu şekilde alınan bir abdest ile yapılacak ibadetler, özellikle namaz sahih olmaz. Abdest alınmadan yapılan ibadet de geçersiz olur. Abdest, namazın en önemli şartı olduğundan dolayı namaz kılınmamış sayılır. Bu bakımdan konu son derece önemlidir. 5-İSTİBRA FARZDIR İdrar sızıntısının kesildiğinden kalbi kanaat getirinceye kadar yapılması gereken istibra farzdır (8). Şayet kalbi idrarın kesildiğinde kanaat getiriyor ve bu durum kendisinde vesveseye sebebiyet vermiyorsa vacib, istibradan sonra birşey çıkmayacağına kat’î bir sûrette emin ise, istibra yapması menduptur. Abdestini titizlikle alıp, namazını huşû ve hudû içerisinde kılmak isteyen müslümanın bu konuya çok dikkat etmesi gerekmektedir çünkü kişi idrardan korunmassa en başta namazı, sonra da diğer ibâdetleri bâtıl olur ve günaha girer. Dolayısıyla istibra yapmadığı için büyük günaha girmiş olur. Bu hususta hadis-i şerifler söyledir: "İdrardan çok iyi korununuz çünkü kulun kabirde en önce hesaba çekileceği şey odur." İstibraya önem vermeyen namazına önem vermemistir. Bu lâkaydılık kişiyi cehenneme sürükler (10). "Muhakkak ki, sizden birinize kabrinda azab edilir. Şüphesiz bevlettiği zaman istintar etmezdi denilir". (11) İstintar’ ın ne manaya geldiğini biraz evvel açıklamıştık. İdrarın son damlasını çıkarmak için çaba harcamak demektir. ''Sizden biriniz idrarını yaptıktan sonra zekerini üç defa kuvvetle çeksin.'' (12) Abdullah b.Abbas:''Resulullah bir kabrin yanından geçerken azab gören iki insan sesi duydu. - Bunlar azab görüyorlar. Hem azab görmeleri büyük birşey için değil; Biri idrarından istibra etmezdi, diğeri de koğuculuk ederdi.'' (13). Bu Hadis-i Şeriflerden anladığımıza göre, kişi ibadetlerine ne kadar dikkat ederse etsin ihlas ile yaparsa yapsın hatta Hz.Saad b. Muaz gibi düzeyde bir sahabi olsa da istibraya dikkat etmezse Allah(c.c) onun cezasını kabir azabı şeklinde veriyor. İşte örneği; "Eğer kabrin sıkmasından bir kimse kurtulsaydı muhakkak ki Sa'd kurtulurdu. Vallâhi öyle bir şiddetle sıkıştırıldı ki, onun tesiriyle eğe kemikleri birbirine geçti. (Bu durum) onun sidiğin eserinden sakınmamasındandır.'' (14). Taberi' nin İbn-i Ömer’ (r.a) den rivayet ettiği bir hadiste söyle buyurulur: ''Bir adam kabre kondu, hemen iki melek ona gelip ''Muhakkak biz sana bir darbe vuracağız'' dediler. Hemen öyle bir vuruş vurdular ki, kabir ateşle doldu. Bundan sonra onu bıraktılar. Nihayet ayılıp korkusu gidince Meleklere sordu: - Bana bu darbeyi hangi suçumdan dolayı vurdunuz ? - Şüphesiz sen bir defa abdestsiz namaz kıldın. Bir de mazlum bir adamın yanından geçtin de sen ona yardım etmedin - cevabını verdiler (15). Burada anlatılan müslüman bir kişidir. Zira abdestsiz namaz kılmak insanı küfre götürür. Demek ki kişi, abdestine dikkat etmemiştir, istibraya ehemmiyet vermemiştir. Abdestsiz namaz kılındığından dolayı azâba mâruz kalmıştır. |






