|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
1)
Mesh süresinin dolması. Mukim için bir gün bir gece, yolcu için üç gün, üç gece geçtiği
zaman
kişi abdestsiz ise, abdest alır ve namazını kılar. Eğer süre dolduğu zaman,
abdestli durumda ise,
yalnız iki ayağını yıkaması yeterlidir.
2) Ayağından mestleri
çıkarmak. Bu sırada, abdestli
ise ayaklarını yıkaması yeterlidir. Mesih süresi başlamadan
abdestli iken çıkarılan mesh ise
abdesti etkilemez. Ayakkabıyı çıkarıp giymek gibi olur.
Eğer mesh süresi içinde, abdestsiz
bulunduğu sırada mestlerini çıkarırsa, tam abdest
alması gerekir. Tek mestin veya ayağın
çoğunun çıkması da abdesti bozar (el- Kâsânî,
a.g.e., I, 12; el-Fetâvâ'l-Hindiyye, II, 34
vd.).
3) Mestlerdeki yırtık veya sökük,
ayak parmaklarından en küçük üç parmak
sığacak büyüklükte ise, mesh bozulur. Bu
konuda iki mest ayrı ayrı değerlendirilir.
4)
Gusül abdesti gerektiren durumlarda da
mesh bozulur. Boy abdesti alındıktan sonra, mestler
giyilir ve abdest bozulduğu andan
itibaren yeni mesh süresi başlar.
Malikîlere göre,
mesh için bir süre yoktur. Guslü
gerektiren bir şey bulunmadıkça mest üzerine devamlı olarak
mesh etmek mümkündür.
Ancak cuma namazı kılacak kimseler için, her cuma günü mestlerini
çıkarıp ayaklarını
yıkaması menduptur (el-Kâsânî, a.g.e., I, 8,9).
Sonuç olarak, mest
üzerine mesh,
İslâm'ın müslümanlara getirdiği bir kolaylıktır, bir ruhsattır. Meshin caiz olduğunu
kabul
etmekle birlikte, abdestle ayaklarını yıkamayı tercih etmek azimet niteliğindedir ve daha
fazla sevaba vesile olur. Mest özelliği bulanan çorap üzerine mesh de başka bir
kolaylıktır.
Özellikle soğuk iklimlerde yaşayan müslümanların giyecekleri kalın,
keçeleşmiş, altını
göstermeyen ve altına suyu da geçirmeyen çoraplar mest yerine
kullanılabilir , çorapla ilgili
hadislerin kritiği için bk. eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, Mısır, t.y., I,
213, 214).
|