|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Şaban
ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gece.
Bu gece, değişik
adlarla
da anılmaktadır:
Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle
‚Mübârek';
kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle ‚Beraet';
kulların ihsana
kavuşmaları nedeniyle ‚Rahmet', geceyi iyi değerlendiren kulların
seçilerek salih kullar arasına
alınması sebebiyle ‚Berae veya Sakk' adı da
verilir.
Bu gecenin beş özelliği
vardır:
1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve
ayırımı yapılır.
2) Bu geceyi ibadetle
geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah
tarafından melekler gönderilir.
3) Bu gece
bağışlanma ve af gecesidir.
4)
Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok
büyüktür.
5) Bu gecede Peygamberimize
şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin
üçte biri Şaban'ın onüçüncü günü, üçte
biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de
Şaban'ın onbeşinci günü
verilmiştir.
Anne ve babasını incitenler, büyücüler, başkalarına
kin besleyenler içki
düşkünleri bu gecenin faziletinden yararlanamazlar.
Bu konuyla ilgili
olarak şu
hadisler rivayet edilmektedir:
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu geceyi Hz. Âişe
validemize tanıtırken şöyle buyurmuştur:
"Bu gece Şaban'ın onbeşinci gecesidir.
Allah
Teâlâ bu gecede Benü Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları
Cehennem'den
kurtarır. Ancak kendisine şirk koşanların, müslümanlara karşı kin ve
düşmanlık besleyenlerin,
akrabaları ile münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin,
ana-babasına asî olanların ve içki
içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz. " (Buhârî,
et-Tergîb ve't-Terhib, II,
118).
Insanların bir sene içerisindeki rızıkları, zengin
veya fakir olacakları ve ecelleri gibi
mühim hususlar o gece içerisinde meleklere bildirilir. O
geceyi ibâdet ve tâatla geçirmek ve
nafile namaz kılmak sevaptır. Fakat o geceye
mahsus belirli bir namaz şekli yoktur. Nitekim
Peygamber Efendimiz bu geceyi ibadetle
geçirmiş ve Allah'a şöyle dua etmiştir: "Azabından
affına, gazabından rızana sığınır,
senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi
hamdetmekten âcizim. Sen seni senâ
ettiğin gibi yticesin. " (et-Tergib, II, 119,
120).
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bizlere
de şöyle buyurmuştur:
"Şaban ayının
yarısı (Berâet gecesi) gelince: gecesini
namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenâb-ı Allah o
gece güneşin batmasıyla dünya
göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu; onu
affedeyim. Rızık isteyen yok
mu; rızık vereyim. Şifaâ dileyen yok mu; şifâ vereyim.
"
"Allah Teâlâ Şaban'ın
onbeşinci geresi (Berâet gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asi
olanlarla Allah'a ortak
koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar. " (Ibn Mace, Ikametü's-Salât,
191; Tirmizî,
Savm, 38).
|