|
BİR ŞEHİRDE BİR KAÇ
YERDE CUMA NAMAZI KILINABİLİR Mİ? |
|
|
|
|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Peygamber (sav) ile Hulefa-i Raşidinin
zamanında
her şehirde müte'addid yerlerde değil her şehirde birer yerde cuma namazı
kılınıyordu. Çünkü
müslümanların haftada bir defa da olsa bir araya gelip görüşmeleri ve
birbiriyle kenetlenmeleri,
İslam'ın gayelerinden birisidir. Eskiden şehirler küçük ve bütün
belde halkının bir araya gelmesi
de mümkündü.
Şehirler gelişip halkın bir araya
gelmesi zorlaşınca her şehirde bir kaç
cuma namazı kılınmağa başlandı ve şimdiye
kadar böyle devam etti. Hanefi mezhebinde racıh
kavle göre ihtiyaç da olmazsa her
şehirde ve kasabada müte'addit yerlerde cuma namazının
kılınmasında beis
yoktur.
Zühr-u ahirin kılınması da söz konusu değildir. Ancak mercuh
(zayıf) kavle
göre bir şehirde birkaç yerde cuma namazı kılınsa zühr-i ahir
kılınacaktır.
Şafii
mezhebine göre ise asr-ı saadette ve tabi'in devrinde her köy ve
şehirde (köy diyoruz
çünkü onlara göre köyde de cuma namazının kılınması gerekir) birer yerde
cuma
namazı kılındığı ve İslam'ın en büyük gayelerinden biri müslümanları bir araya getirip
birleştirmek olduğundan zaruret olmadan cumanın ta'addüdü caiz değildir. Amma zaruret
varsa
ihtiyaç nisbetine göre birkaç yerde cuma namazını kılmak caizdir. Ve öğle namazı
da
kılınmayacaktır.Mesela: bir köyün, şehrin halkı bir camii'ye sığmazsa iki camii'de
cuma namazı
kılacaklar. Bu da kafi olmazsa üçe çıkarılır. Şayet bir şehrin halkı beş
camii'ye sığdığı halde altı
camii'de cuma namazı kılarsa tekbiretü'l-ihramı daha önce
getiren hangi camii'nin cemaatı ise
onların cum'a namazı sahihtir. Diğerlerinin cuma
namazı sahih olmadığından öğle namazını
kılmaya mecburdurlar.Hangisinin
tekbiretü'l-ihramı daha önce getirdiği belli değilse öğle
namazını kılmaya mecburdurlar.
|