|
CUMA NAMAZINDA DEĞİŞİK
GÖRÜŞ OLARAK HANEFİ İCTİHADI |
|
|
|
|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
a- Genel Kanaat.
Daha önce de işaret
ettiğimiz
gibi Hanefiler, genellikle, sultan ya da vekilinin bulunmasını, cumanın sihhatinin
şartlarından
sayarlar ve buna delil olarak, adı geçen Ibn Mâce hadisini getirirler. Illet
olarak da; cuma
namazına büyük bir çoğunluğun katılacağından, namazı kıldıranın
sulta (iktidar) sahibi birisi
olmaması halinde, tartışma ve olay çıkma ihtimali bulunmasını
zikrederler. (Elmalıli VI/4978)
Mekke'de farz kılınan cumanın, Medine'de eda edilmesini
de bunun hikmetlerinden sayarlar.
Bunlar üzerindeki değerlendirmeyi, bu konudaki Hanefi
görüşünü naklettikten sonra
yapacağız:
Ebû Ca'fer et-Tahâvî delil zikretmeksizin:
"Cumayı sulta sahibi olmayan
kıldıramaz" der: (Hidâye Sahibi, sultan şartına, fitne
korkusunu illet olarak göstermiş ve mezkur
hadîsi zikretmemiştir. (bkz. el-Hidâye I/83)
Allâme lbn Hümâm da takdim ve takaddüm
konusunda fitne ve münazaa ihtimalini
zikrettikten sonra, mütegallibenin de vülatin hükmü ile
hükmetmesi halinde, sulta gücünün
tahakkuk etmesiyle, şartın tamam olacağını ve cuma
kılmanın câiz olacağını söyler.
Hz. Ali'nin, Hz. Osman'ın mahsur kaldığında halka namaz
kıldırmasının ise, tarafsız bir
izahla, sultanı şart koşanlara da delil olamayacağını, zira izin
olunmuş olabileceğinin de,
olamayacağının da muhtemel bulunduğunu söyler. (bk.
Feihu'l-Kadîr
I/612l.)
"Es-Serahsî, Cumanın sıhhatinin şartlarını sayarken: "... Biri de
sultandır.
Bu yüzden önce geçenin sulta sahibi olmaması halinde, cumaları geçerli olmaz."
(Muhtasaru't Tahavî, s. 35.) diyor ve delil olarak cemaat arasında vukuu muhtemel
münazaa
ile cumanın fevt olmaması gereğini gösteriyor.
b- Değişik
Düşünenler
Hanefi
mezhebinde genel geçer görüş bu olmakla beraber, son
asırlarda şartların değişmesiyle, hep
cumanın kılınması istikametinde olmak üzere
fetvâlar da değişmiştir.
Mesela:Mecmu'a-yi
Cedîde'de: "Bil-cümle vülât ve
hükkâmi gayr-i müslim olan beldelerde sakın müslimîne, cuma
ve bayram namazlarını
kılmak câiz olur mu? E1-cevap, olur" denmektedir. (Serahsî el-Mebsût
N/l22, delil için
bkz. N/l20. Ibnü'l Münzir: Sünnet, cumayı kıldıranın sultan olduğu konusunda
devam
edegelmiştir, ya da onun emriyle kılınmıştır. Bu olmazsa ögleyi kılarlardı, diyor. Hasan
el-Basrî: "Dört şey sultana aittir" der ve bunlar cümlesinden cumayı da sayar. Habîp b.
Ebî
Sâbit: "Cuma emir ve hutbe olmadan olmaz" demiştir, Evzai, Muhammed b. Mesleme,
Yahyâ b.
Ömer el-Mekkî'nin görüşleri de budur. (bkz. Aynî V/191; Tahtâvi, s. 414)"Ahdi,
yani mensuru
olmayan mütegallibe, eğer raiyye arasında ümeranın takip ettiği yolu takip
ediyorsa ve vülatin
hükmü gibi hükmediyorsa, cumayı kılmak câizdir" denmiştir.(Ilaveli
Mecmûa-yi cedîde
Matbaa-yi Hayrıyye, Ist.1329 s. 31.) Ancak Tahtâvî'nin ibaresinde
geçen "ahd", "mensûr",
"vülâtin hükmü" kavramları açıklanmaya
muhtaçtır:Miftâhu's-Sa'âde, Mecma'ul-Fetâv'â'dan
naklen: "Müslümanlara kâfir idareciler
hakim olsa, Müslümanların cuma ve bayram namazlarını
kılmaları câizdir ve kadı,
Müslümanların rızasıyla kadı olur. Müslümanların da Müslüman bir vali
aramaları vacip
olur." (Tahtâvî s. 4l4.) Gerçi ‚bu ifadede de, Müslümanların rızasıyla kadı
sayılacak
statüsü ve başlangıçta kim tarafından tayin edildiği açık değildir, ayrıca genel bir
ifadedir.
Aynı ibareyi Fetâvây-i Kâdihan da zikreder. (Aynı kaynak;
el-Fetâvâ'/-Hindii:i·e
I/N5)
|