|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Bazen
istihâreye yatıp hiçbir şey görmediğimiz oluyor. Bu durumda ne
yapmalıyız?
"Istihâre"de
aslolan "rüyaya yatmak" değildir. Gerçi "Istihâre", yani
Allah'tan "hayırlı olanı isteme" güzel ve
güçlü bir sünnettir. Rasûlullah Efendimiz'in
ashabına hemen her tereddütlü konuda "istihâre"
tavsiye ettiği bilinmektedir. Ancak
"Istihâre", kılma şekli ilmihal kitaplarında anlatılan iki rekât
namazdan ve duasından
ibarettir. Dua yaptıktan sonra, doğrulugu kalbine damlayan yönde
hareket eder. Bir defa
kılmasıyla kalbi bir yöne doğru ağırlık kazanmamışsa, bu namazı üç, beş,
yedi defa
tekrarlar, yine de kalbi seçim yapamıyorsa istisare de yapamıyorsa âklına uygun
geleni
yapar. Bu yedi defa iki rekâtı, aynı anda da kılabilir. Sünnette öğretilen "istihâre" budur.
Gerçi bazı rüyalar, bazı gerçeklere işaret ederler, ancak isabetli tâbir de ayrı bir ilimdir:
Kişinin
kendine göre hayra dalâlet eden bir rüya, aslında şerri gösteriyor olabilir. Bu yüzden
istihâreyi
sünnette olduğu gibi yapmak gerekir. Fakat, istihâreden daha önemli
olanın,"istişâre" yani,
salih ve temiz bilirkişilere danışma olduğu da bilinmelidir. Rasûlullah
efendimiz: "Istihâre yapan
zarar etmez, istişâre edende pişman olmaz" (65 el-Hîndî
VN/813 (H. 21532))
buyurmuşlardır.
|