|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
1- Namazda: Erkeğin namazdaki avreti, namaz dışındaki olduğu gibi, göbekle diz kapağı
arasıdır. Diz kapağı avrettir, göbek ise avret değildir. Câriyenin avreti ayrıca karnıni ve
sırtını da
kapatmak üzere, erkeğinki gibidir. Hür kadının avreti ise, yüzü, ellerinin içleri,
ayaklarının ise
üstleri hariç, bütün bedenidir. Hatta kulağı hizasindan aşağıya sarkan
saçlarının açılması,
bazılarına göre namaza mâni değilse de, sahih olan görüşe göre
avrettir. Avret olmadığını
söyleyenlere göre de, mahremi olmayanın saçına bakması
haramdır. Bu haramlık avret
oluşundan değil saçın fitneye sebep olabileceğinden
ötürüdür. (Ibrahim el-Halebî,
Gunyetü'l-mümteli fi serhi Münyeti'l-musallî, s. 212.) Namazda
iken kaba avretin -ki, ön ve arka
uzuvlar ve etraflarıdır- ya da hafif avretin -ki, avretin geri
kalan kısmıdır- dörtte biri, kendi fiili ile
olmasa bile, bir kürün edâ edebilecek kadar açık
kalırsa" namazı fâsit olur. Kerhî ise, galiz
avretten bir dirhem mikdarının, hafif avretten
ise, dörtte birinin açılmasının namaza mâni
olacağını söyler. (Halebî, age., s. 2l3.) Ama
bu kadarı, ya da daha azı kendi fiili ile açılırsa,
açılma süresi bir rükün edâ edecek
zamandan kısa bile olsa, namazı hemen fâsid olur. Ancak
uzvun dörtte biri namaza
girmeden önce açıksa bu, namaza başlamaya mânidir. Avretin kişinin
kendi nefsine karşı
da örtülmesi şart değildir. Mekruh olmakla birlikte, elbisesinin yakasından
avretini görmesi,
namazını iptal etmez. Bu durumda namazı fâsid olur diyenler de vardır. (Halebî,
age. s.
209-210.)
|