|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
"Zinet"
sayılacağı için kadının dışarıda ipek başörtüsü giyemeyeceği söyleniyor. Bu doğru
mudur?
"Zinet" eşyası olarak altının ve ipegin erkeklere haram, kadınlara ise
helâl
olduğu herkesin malumudur. Ipeğin kadına helâl olduğunu bildiren hadîs-i şerif
mutlaktır(Ibn
Âbidin VI/351 vd.), yani bir zaman ve mekâna kayıtlı olmaksızın, ipeği her
halükârda kadına
helâl kılmaktadır. Rasulüllah Efendimiz: "Altın ve ipek ümmetimin
kadınlarına helâl, erkeklerine
haramdır"( Zeylâi, Nasbu'r-râye IV/222-25) buyurmuştur.
Buna binâen fıkıhta: "Kadının ipek
giymesi ve onu her türlü kullanması helâldir."(Cezîrî,
Kitâbu'1-fıkh N/13) denir. Hz. Ali
Efendimiz: "Rasulüllah bana bir "siyerâ" (ipek olduğu
anlaşılıyor) kostüm vermişti. Onu giyerek
çıktım. Ama yüzlerinden onun buna kızdığını
anladım ve onu derhal yırtarak yakınlarım olan
kadınlar arasında paylaştırdım."( Buhâri,
libâs H. No: 58) demiştir. Müslim'deki rivâyetinde
Rasulüllah:"Onu ben sana giyesin diye
göndermedim, yakının olan kadınların başbezi yapmaları
için bölesin diye gönderdim."
buyurduğu ilâvesi vardır.(Müslîm libâs 2; Ayrıca bk. Aynî
XXN/17-18) Demek ki ipeğin
ipek olduğu için başörtüsü olarak kullanılmasında bir beis yoktur.
Başörtünün mahzurlu
olması, ipek olmasından değil, süslü-püslü olup "teberrüc" kapsamına
girmiş olmasından
olabilir. Yani rengi ve deseniyle câzip olup "teberrüc" sayılacak bir başörtüsü
ipekten
olmasa bile kadın için mahzurludur. Böyle bir başörtüsü ile de tesettür gerçekleşir,
ancak
teberrüc yasağına uyulmamış olur. Rengi ve deseni ile teberrüc kapsamına girmeyen bir
başörtüsü, ipek olsa bile mahzurlu olmamalıdır (Allahu a'lem).
|