|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Menî
ve mezîden de idrar gibi sakınmak gerekir mi? Bunlar da kabir azabina sebep olmakta
idrara
benzerler mi?
(1) Menî ve mezîde, idrar gibi kaba pisliktirler; yıkanıp
elbiseden ve,
bedenden çıkarılmaları gerekir. Dolayısıyla bunların insanın üzerinde
bulunmaları, ibadetin
(namaz) sihhatine engeldir. İnsanın sahih namaz kılmayışı, sadece
kabir azâbına değil, belki de
cehennem azâbina da sebeptir. Ancak Resûlüllah Efendimiz
özellikle "idrardan sakının, çünkü
kabir azâbının çoğu ondandır" (17 Ibn Mâce, Tâhâret
26; Nesâî, sehv 88; Müsned N/326,
388, 389 VI/61) buyurmuş ama, meni için böyle
söylememiştir (böyle söylediğini bilmiyoruz).
Gerçi bunun hikmetlerinden biri de belki,
insanın menîye göre çok sık idrar boşaltması ve
idrarın, sert bir satha vurduğunda
sıçrama özelliğinin olması, bu yüzden de ondan sakınabilmek
için çok titizlik istemesidir.
Menî de böyle olsa belki, menî için de böyle söylenecekti. Ama
temizleme bakımından,
menî ile idrar arasında fark bulunduğu da bir gerçektir. İdrar ancak
yıkamakla temiz olur,
menî ise kurumus olması şartıyla ovalanarak da temizlenebilir. Kadın
menîsi ise ince
olduğundan, bir görüşe göre onun da yıkanması gerekir. İmam-i Şâfiî'ye göre
ise, menî
zaten temizdir. (18 Bk. M. Zihnî Efendi Nimet-i Islâm 133 ,148) İmam-i A'zam'in
Muhammed Bâkir'la aralarında geçen bir konuşmadan, ona göre de idrarın meniden pis
olduğunu anlıyoruz. (19 Ebd Zehrâ, Mezhepler Tarihi (Terc. AbdülKadir Sener)
194)
|