|
Yazar ATALAY
|
|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Pislik,
kan, sidik ve dışkı gibi pis şey. Ruhsat olmaması halinde namazın sıhhatine engel olan
pisliktir.
Necâset, temizliğin; necis de temiz olanın zıddıdır. Necis, şer'an pis olan şeyi
ifade eder. Hakikî
veya hükmî necis için kullanılır. Hakikî necise "habeş", hükmî
olanına ise "hades" denir.
Necis sıfat, neces şekli ise isim olarak
kullanılır.
Necâset, hakikî ve hükmî olmak üzere
ikiye ayrılır. Hakikî necâset,
sözlükte kan, sidik ve dışkı gibi gerçek pislik olarak var olan
şeyleri; terim olarak ise,
namazın sıhhatine engel olan pisliği ifade eder. Hükmî necâset ise,
insan bedeninde
manevî olarak bulunan abdestsizlik veya cünüplük hâli için
kullanılır.
Hakikî
necâset üçe ayrılır: Ağır ve hafif; katı ve sıvı; görülen ve görülmeyen
pislik.
Ağır
Pislik - Hafif Pislik
Buna galîza veya muğallaza pislik de denir.
Giysilerde, bedende
veya namaz kılınacak yerde bu pislikten, katı ise yaklaşık 3 gr. kadarı; sıvı
ise avuç
içinden fazla bir alanı kaplayacak miktarı namazın sıhhatine engel olur. Bunların
necisliği
kesin delille sabittir. Kan, sidik, dışkı gibi..."Elbiseni de temiz tut" (el-Müddessir, 74/4)
ayeti uyarınca bunları temizlemek farzdır.
Hafif pislik ise kesin delille sabit olmayan
pisliktir. Bunların bulaştığı elbise veya bedenin dörtte birinden az miktarı namaza engel
olmaz.
Eti yenenin sidiği ve yenmeyen kuşun pisliği gibi...
|